Şaşırtıcı Bilgiler 4 dk okuma Mert Aydıner
Karanlıkta Parlayan Cisimler Nasıl Işık Verir?
Saat kadranları, yıldız çıkartmaları ve çıkış tabelaları kendi ışığını üretmez; gündüz aldıkları ışığı ağır ağır geri verir. Bu düzenin nasıl çalıştığını anlatıyoruz.
Karanlık bir odada saatin akrebi, çocuk odasındaki yıldız çıkartmaları ya da acil çıkış tabelası kendiliğinden ışıyormuş gibi görünür. Oysa hiçbiri gerçek anlamda kendi başına ışık üretmez. Bu cisimlerin yaptığı şey, gündüz boyunca ya da lamba açıkken üzerlerine düşen ışığı bir süre saklamak ve sonra yavaş yavaş geri vermektir. Görüntü büyülü görünse de arkasındaki mantık oldukça düzenli ve anlaşılırdır. Karanlıkta parlayan bir yüzeye baktığımızda aslında birkaç saat önceki ışığın gecikmiş bir yankısını görüyoruz.
Işığın Emilmesi ve Geri Verilmesi
Bir maddeye ışık düştüğünde bu enerjinin bir kısmı yüzeyden yansır, bir kısmı ısıya dönüşür, bir kısmı da maddenin içindeki parçacıklar tarafından yutulur. Işığı yutan parçacık daha yüksek enerjili, kararsız bir duruma geçer. Çoğu maddede bu durum göz açıp kapayıncaya kadar sona erer ve enerji sessizce ısıya dönüşür. Karanlıkta parlayan malzemelerde ise bu kararsız durum kolay kolay çözülmez; enerji bir tür bekleme odasında tutulur ve ancak zaman içinde, küçük parçalar hâlinde ışık olarak salınır.
Hemen Sönen ve Uzun Süre Süren Parıltı
Bu davranışın iki ana biçimi vardır. Birincisinde madde, üzerine ışık düştüğü sürece parlar; ışık kesildiği anda parıltı da biter. Sahne ışıklarının altındaki fosforlu boyalar, bazı kırtasiye malzemeleri ve çamaşır deterjanlarında beyazlığı artırmak için kullanılan maddeler bu gruba girer. İkincisinde ise ışık kaynağı kapandıktan sonra da parıltı dakikalarca, bazen saatlerce devam eder. Karanlıkta parlayan çıkartmalar, saat kadranları ve güvenlik işaretleri bu ikinci gruptandır ve gecikmeli salım özellikleri sayesinde elektriksiz bir aydınlatma sağlarlar.
Neden Yeşilimsi Bir Renk?
Karanlıkta parlayan ürünlerin çoğunun yeşil ya da yeşile çalan sarı tonda olması rastlantı değildir. Bunun bir nedeni, uzun süreli parıltı verebilen malzemelerin bu renk aralığında daha verimli çalışmasıdır. İkinci ve daha ilginç nedeni ise gözümüzle ilgilidir. İnsan gözü loş ortamda renkleri ayırt etmekte zorlanır ama yeşil ile mavi-yeşil arasındaki dalga boylarına karşı en duyarlı hâlindedir. Aynı miktarda ışık kırmızı renkte verilseydi gözümüz onu çok daha sönük algılardı. Yani yeşil tercihi hem malzemenin hem de gözün ortak kararıdır.
Şarj Etmenin Doğru Yolu
Karanlıkta parlayan bir nesnenin ne kadar süre ışık vereceği, ona ne kadar ve ne tür ışık verdiğinize bağlıdır. Bu malzemeler enerjiyi en iyi kısa dalga boylu, yani mavi ve mor uçtaki ışıktan alır. Bu yüzden gün ışığında birkaç dakika bekletilen bir çıkartma, sarı tonlu bir masa lambasının altında saatlerce durandan daha uzun parlar. Nesneyi ışığa yakın tutmak, aradaki cam ya da kumaşı kaldırmak ve şarj süresini uzatmak parıltıyı belirgin biçimde güçlendirir. Buna karşılık hiçbir yöntem parıltıyı sonsuza kadar sürdüremez; enerji biterse ışık da biter.
Zamanla Neden Zayıflar?
Eski bir yıldız çıkartmasının artık eskisi gibi parlamaması çoğu kişiye tanıdık gelir. Bunun birkaç sebebi vardır. Yüzeyde biriken toz ve yağ tabakası hem giren hem çıkan ışığı engeller; basit bir nemli bez temizliği çoğu zaman gözle görülür fark yaratır. Plastik taşıyıcı katman yıllar içinde sararabilir ve bu sarılık ışığı içeride hapseder. Uzun süre doğrudan güneşe maruz kalmak da malzemeyi yıpratır. Yani parıltının azalması genellikle malzemenin tükenmesinden değil, üzerini kaplayan katmanların değişmesinden kaynaklanır.
Doğadaki Benzerleri ve Farkları
Ateş böceklerinin, bazı deniz canlılarının ve mantar türlerinin ışıması sıkça bu olguyla karıştırılır; oysa mekanizma tamamen farklıdır. Bu canlılar önceden depoladıkları ışığı geri vermez, kimyasal bir tepkimeyle ışığı yerinde üretirler. Bu yüzden karanlıkta saatlerce bekletilseler bile önce ışığa tutulmaya ihtiyaç duymazlar. Aradaki fark basit bir soruyla anlaşılır: nesne parlamadan önce ışığa tutulmuş mu? Cevap evetse depolanmış ışığı, hayırsa yerinde üretilen ışığı görüyorsunuzdur.
Günlük Hayatta Nerede Karşımıza Çıkar?
Bu özellik yalnızca oyuncaklarda kullanılmaz. Elektrik kesildiğinde yönü gösteren merdiven şeritleri, karanlık koridorlardaki çıkış işaretleri, dalgıç saatlerinin kadranları, bazı elektrik anahtarlarının çerçevesi ve acil durum ekipmanlarının etiketleri aynı ilkeye dayanır. Buradaki değer, hiçbir güç kaynağına bağlı olmadan çalışmalarıdır. Elektriğin kesildiği anda tam olarak ihtiyaç duyulan yerde görünür olmaları, bu basit fizik özelliğini bir güvenlik aracına dönüştürür.
Karanlıkta parlayan bir yüzeye baktığınızda gördüğünüz şey, saklanmış ve ağır ağır iade edilen bir gün ışığıdır. Işığı emen, tutan ve zamana yayarak geri veren bu düzen hem oyuncak rafında hem de acil çıkış tabelasında aynı biçimde çalışır. Bir sonraki sefer parıltı beklediğinizden erken sönerse, nesneyi suçlamadan önce onu ne kadar ve hangi ışıkta beklettiğinizi düşünmek yeterli olacaktır.